Çin Parlamentosu tartışmalı ‘Etnik Birlik Yasası’nı ezici çoğunlukla onayladı. Özellikle Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Uygur Türkleri’ni etkileyebilecek yeni yasayla birlikte azınlık dillerinin eğitimdeki birincil rolü ülke genelinde yasaklanıyor.
AMAÇ “ÇİN ULUSUNA AİT ORTAK BİR BİLİNÇ”
Çin’de Xi Jinping yönetimi tartışmalı bir yasaya onay verdi. Çin Ulusal Halk Kongresi Pekin’de düzenlenen oylamada “Etnik Birlik Yasası”nı 3 “hayır” ve 3 çekimser oya karşı 2 bin 756 evet oyuyla kabul etti.
Yürürlüğe giren bu tartışmalı düzenleme, tüm devlet kurumları, özel teşebbüsler, silahlı kuvvetler ve sivil toplum kuruluşlarının “Çin ulusuna ait ortak bir bilinç” oluşturmayı yasal bir zorunluluk haline getiriyor. Çinli yetkililer yasayı etnik gruplar arasındaki toplumsal bağı güçlendirecek bir adım olarak savunurken, eleştirmenler bu hamlenin azınlık haklarını tamamen ortadan kaldıracağını ve zorunlu asimilasyonu kalıcı bir devlet politikası haline getireceğini vurguluyor.
SİNCAN UYGUR BÖLGESİNDE YEREL DİLLERİN EĞİTİM HAKKI KISITLANIYOR
Mevzuatın en çok tartışılan maddelerinden biri anaokulu öncesinden başlayarak lise son sınıfa kadar zorunlu eğitimin tüm aşamalarında Mandarin Çincesinin kullanılmasını şart koşuyor. Daha önce İç Moğolistan, Tibet ve Sincan Uygur Özerk Bölgesi gibi bölgelerde yerel dillerde eğitim hakkı kısmen korunurken, yeni yasayla birlikte azınlık dillerinin eğitimdeki birincil rolü ülke genelinde yasaklanıyor.
Ayrıca yasa, etnik azınlıkların yoğun yaşadığı bölgelerin demografik yapısını değiştirmeyi amaçlayan “karşılıklı gömülü topluluk ortamları” oluşturulmasını teşvik ediyor. Uzmanlara göre bu durum, Han Çinlileri ile diğer azınlık gruplarının birbirlerinin mahallelerine göç ettirilerek yerel kimliklerin zayıflatılması riskini de beraberinde getiriyor.
İnsan hakları savunucuları ve akademisyenler, yeni düzenlemenin Çin Anayasası’ndaki “etnik grupların kendi dillerini kullanma ve özerklik hakları” ile çeliştiğine dikkat çekiyor. Yasa aynı zamanda Çin sınırları dışındaki kişi ve kuruluşların “etnik birliğe zarar verme” gerekçesiyle yargılanabilmesine olanak tanıyan sınır ötesi bir hukuki zemin yaratıyor. Buna göre bu madde, Pekin yönetimine yurt dışındaki aktivistlere karşı yasal işlem başlatma yetkisi veriyor.
YASA 55 FARKLI ETNİK GRUBU DOĞRUDAN ETKİLİYOR
Çin nüfusunun yüzde 9’unu oluşturan yaklaşık 125 milyonluk 55 farklı etnik grubu doğrudan etkileyecek olan bu yasal süreç, Uygur ve Tibet kimliğinin korunmasını neredeyse imkansız kılma tehdidi taşıyor.
Harvardlı hukukçu Rayhan Asat, kardeşi Ekpar Asat’ın Sincan’da “etnik ayrımcılığı kışkırtma” suçlamasıyla 15 yıl hapis cezasına çarptırılmasını örnek göstererek, yasanın her türlü hak ihlali için stratejik bir kılıf olarak kullanılabileceği uyarısında bulunuyor.
İç Moğolistan’da 2020 yılında ders kitaplarının değiştirilmesiyle başlayan ve geniş çaplı protestolara yol açan asimilasyon uygulamaları, yeni yasayla birlikte tüm ülkede hukuki bir nihayete ermiş oldu.
Kaynak: www.ntv.com.tr
