DUYGU ERDOĞAN / İSTANBUL – ABD ile İsrail’in İran’a karşı başlattığı saldırılar ve ardından İran’ın bölgede oluşturduğu çatışma ortamı, küresel ticarette önemli sorunlar oluşturuyor. İran’ın kapattığı Hürmüz Boğazı’nın etkisiyle durma noktasına gelen enerji trafiği özellikle enerji kaynaklı tüm sektörlere, ayrıca taşımacılıkta navlun ve sigorta bedellerine ağır yükler getiriyor.

Petrol fiyatları barış beklentisiyle kısa süreli bir düşüş yaşasa da piyasadaki endişeler fiyatları tekrar yukarı itiyor. Bölgedeki çatışma ortamı da gıda sektörü üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Gıda arzında genel bir sorun öngörülmese de artan maliyetler fiyat artışını kaçınılmaz kılıyor. Tarımsal verimlilik için kritik olan gübreye erişim giderek zorlaşıyor. Uzmanlara göre hem bölgedeki üretim aksamaları hem de lojistik sorunlar nedeniyle bu savaş döneminde gıda fiyatlarını artık gübre maliyeti belirleyecek.

Hangi riskler var?

Körfez bölgesi yılda 16 milyon ton gübre üreterek bu sektörün merkezi sayılıyor. Bölge aynı zamanda dünyanın en büyük üreticileri olan Çin ve Hindistan için kritik bir ticaret rotası. Azotlu gübrelerin üretiminde doğal gazın payı yüzde 60 seviyesinde. Tüm bu nedenlerle mevcut riskler tarladaki verimi ve ürün fiyatlarını doğrudan etkiliyor. Bu durum çiftçilerin hangi ürünü ekeceği konusundaki kararlarını bile değiştirebilir.

Lojistik ve siyasi riskler piyasaların tarımdaki gelişmelere ilgisini artırdı. Ortadoğu’daki arz problemleri ekim maliyetlerini yükseltme riski taşıyor. Uzmanlar bu dönemde stok yaparak piyasa dengesini bozanlara ve ani fiyat dalgalanmalarına karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor.

Gübre kullanımı verimi artırıyor

Gübre kullanımı tarımsal verimi yüzde 50 oranında artırırken üretim maliyetinin yüzde 15 ila 20’sini oluşturuyor. Dünya genelinde hektar başına azotlu gübre kullanımı ortalama 180-200 kilogram seviyesinde. Türkiye’de bu miktar arazinin yapısına göre değişiyor. Kıraç arazilerde hektar başına 120-150 kilogram gübre kullanılırken sulak arazilerde bu rakam 250 kilogramın üzerine çıkabiliyor.

Ülkelerin hektar başına tükettiği gübre miktarları üretim stratejilerine ve toprak yapılarına göre farklılık gösteriyor. Çin’de yoğun tarım nedeniyle bu miktar 500 kilograma yaklaşırken Hindistan’da ortalama 300 kilogram ve Brezilya’da 350-500 kilogram arasında seyrediyor. Malezya, Hong Kong ve Bahreyn gibi dar alandan en yüksek verimi almayı hedefleyen ülkelerde ise kullanım miktarı 1500 kilogramı aşıyor. Hollanda 350-400 kilogram ile yoğun bir üretim gerçekleştirirken komşu Yunanistan’da bu oran ortalama 200 kilogram seviyesinde bulunuyor.

Türkiye için risk ve fırsatbir arada

Türkiye’de yıllık 7 milyon ton civarında olan toplam gübre tüketiminin 5 milyon tonu ithalatla karşılanıyor. En yüksek dışa bağımlılık yüzde 70 oranıyla üre gübresinde görülüyor. Türkiye bu ihtiyacını başlıca Umman, Çin, Rusya, Mısır, Türkmenistan ve İran’dan temin ediyor. Sektör temsilcileri ilkbahar dönemi ekimleri için stoklarda bir sorun olmadığını ve piyasaya yeterli ürün sunulduğunu belirtiyor. Savaşın ikinci haftasında gübre arzındaki kesintiler, yükselen enerji ve nakliye maliyetleri iç piyasayı etkilemeye başladı. İthal ham madde bağımlılığı nedeniyle gübre fiyatları bu süreçte 29 bin TL’yi aşarak yüzde 15-20 oranında arttı. Analistler Türkiye’nin daha önce tahıl koridorunda üstlendiği rolün bir benzerini enerji ve gübre geçiş hattı için de üstlenebileceğini öngörüyor.

Stok var, vergi kalktı

Önceki gün Kabine Toplantısı’nın ardından savaş ortamına ilişkin yaptığı açıklamalarda Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Üreticilerimizin ihtiyaç duyacağı gübre stoklarımız yeterli seviyededir. Alternatif ülkelerden uygun fiyata üre gübresi temin edilmesi amacıyla yüzde 6.5 olan gümrük vergisini sıfıra indirdik. İhracat kapasitesine sahip olduğumuz gübrelerin ihracatını durdurarak bu ürünlerin yurt içinde daha fazla kullanılabilmesi için gerekli tedbirleri aldık” dedi. Firmaların bayilere ilettiği gübre oranında bir miktar düşüş olduğunu anlatan çiftçiler, bu nedenle bayilerin fiyat vermediğini; ekim kararlarının buna göre şekilleneceğine dikkat çekiyor.

İtalya’daçiftçi protestoları başladı

İtalya’da Milano şehri Lombardiya Bölgesel Yönetimi’nin genel merkezinin önüne 30 kadar traktörle gelen yaklaşık bin çiftçi, protestoda bulundu. Çiftçiler, sektörlerinin halihazırda yaşadığı zorlukların, savaşların etkisiyle derinleştiğine dikkati çekerek, hükümetten enerji piyasasındaki fiyatları ve buralardaki artışları denetlemesini istedi. Coldiretti Lombardiya Şubesi Başkanı Gianfranco Comicioli,gübre fiyatlarının eskisine göre yüzde 49 daha yüksek, enerji maliyetlerinin ise yüzde 66 artmış durumda olduğuna dikkati çekti.

100 milyon varil stok açacaklar

Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) yükselen petrol fiyatlarını düşürmek için koordineli petrol rezervi salımı önerisiyle ilgili üye ülkelerle görüşmeler yapılıyor.Buna göreIEA’nın üye ülkelere stratejik rezervlerden 300-400 milyon varil petrolün salınmasını önerdiği, ilk ay 100 milyon varilden fazla petrolün salınmasının öngörüldüğü belirtiliyor.

430 dolardan 683 dolara çıktı

ABD’li analistler, arz riskleri nedeniyle gübre fiyatlarının kısa sürede yüzde 50 artışla 430 dolardan 683 dolara yükseldiğine dikkat çekiyor. Yurt içinde de zamlar 13 günlük sürede arka arkaya geldi. Üreticinin bayilerden aldığı fiyatlara göre, bazı gübrelerde 2 defa, bazı gübre çeşitlerinde ise 3 defa fiyat artışı yapıldığı görüldü. Üre gübresindeki toplam artış 2 bin lirayı geçti.Özellikle tahıl, hububat tarafında önemli bir gübre çeşidi olan üredeki ton fiyatı 28 bin lirayı aştı.Dap gübresinde ise artış bin liranın üzerinde oldu. Ton başına fiyat, 15 bin liranın üzerine çıktı.

Ürün desenini değiştirebilir

Tüm dünyada önemli sorunlardan biri de çiftçilerin gübreye göre ürün seçme eğilimi olacak. Üre gübresinin önemli bir oranda kullanıldığı buğday, mısır ve soya fasulyesinden; daha az gübre ihtiyacı olan ürünlere yönelim olabilir. Yurt içi piyasalarda da bu risk var. Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Soylu, zorlu üretim şartları altında bulunan üreticilerin bu maliyetlerle başa çıkmak için mevcut ürünler yerine farklı ürünlere yönelebileceklerini söyledi.

Fiyat etkisi başladı

Bloomberg’den Hallie Gu ve Eko Listiyorini, ‘Orta Doğu’daki savaşın enerji ve gübre maliyetlerini artırması ve tarım piyasalarında arzı daraltma tehdidi oluşturmasıyla birlikte palm yağı fiyatlarının yüzde 10’a varan oranda arttığını, soya yağı fiyatlarının yükseldiğini ve buğday fiyatlarının iki yılın zirvesine yaklaştığını’bildirdi.

Kaynak: www.milliyet.com.tr