Ayşegül Kahvecioğlu – İran topraklarından Türk hava sahasına ateşlenen balistik füzelerin NATO tarafından imha edilmesinin ardından Türkiye’nin izlediği diplomasi öncelikli stratejinin değişip değişmeyeceği merak konusu olurken, kaynaklar, “Türkiye’yi doğrudan savaşın içine çekme amaçlı provokasyon olasılığı” dikkate alınarak, “her koşulda savaşsız çözüm”den yana tutumun sürdürüleceği görüşünde.

Provokasyon ihtimali

Ankara’da;İran topraklarından ateşlenen ve Türkiye hava sahasını hedeflediği için düşürülen füzelerin, “ABD-İsrail’in Türkiye’yi savaşın içine çekmek için giriştiği provokasyon hamleleri” olabileceği değerlendiriliyor. Türkiye’nin NATO müttefiki olmasının yanı sıra ABD ile çok önemli stratejik ilişkilerinin bulunduğuna; İran ile debin yıllık komşuluk hukukuna ve soydaş bağına sahip olunduğuna vurgu yapılarak, taraflar arasında bir “denge politikası” izlenmesinin önemine işaret ediliyor. İktidar kaynakları, Türkiye’nin saldırı ihtimaline karşı her türlü hazırlığı yaptığını ancak “her koşulda savaşsız çözüm” için çabalayacağını belirtiyor.

Kurtulmuş’un mesajı

Bu stratejinin şifrelerine ilişkin TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un önceki gün Meclis Genel Kurulu’ndaki savaş gündemli kapalı oturum öncesi yaptığı konuşmaya işaret ediliyor. Meclis Başkanı Kurtulmuş,Genel Kurul’a hitaben yaptığı konuşmada, şu ifadelerikullanmıştı:

“Komşuluk ve kardeşlik hukukuna zarar verecek, bölgedeki halklar arasına güvensizlik duvarları örecek yanlış hesabın parçası olmayacağımız gibi böyle hesaplara kayıtsız kalmayacağımızı da açıkça ifade etmekteyiz. Biz ne savaşın diliyle teslim alınırız ne de suskunluğun konforuna çekiliriz. Biz adaletten vazgeçmeden barışı; diplomasiyi savunuruz. Biz zulmü görmezden gelmeden bölgesel istikrarı savunuruz. Kardeşi kardeşe kırdırmaya, bölgedeki halkları karşı karşıya getirmeye ve ülkeleri içeriden zayıflatmaya dönük hiçbir girişime de izin verilmeyecektir. Hem kendi güvenliğimiz hem de bölgemizin huzuru bakımından bu tür hesapların karşısında durmaya devam edeceğiz. Diplomatik kapasitemiz, güvenlik altyapımız ve bölgesel temaslarımızla hadiseleri çok boyutlu biçimde değerlendirirken gereken tedbirleri zamanında alan ve barışı savunurken caydırıcılığını da muhafaza eden bir ülke olarak hareket etmeye devam edeceğiz.”

Kaynak: www.milliyet.com.tr